Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07 Haziran 2022, 23:22   #1
Çevrimiçi
windflower
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
taç Beyin Dalga Frekansları

Beyin Dalga Frekansları


Beynin titreşimlerinin tespiti ilk kez Richard Caton Tarafından 1875 yılında yapıldı.



“Daha sonra Alman bilim adamı Hans Berger, 1924 yılında kendi yaptığı sıradan bir radyo cihazıyla, EEG (electroencephalographic) beynin elektriksel aktivasyonunu kağıda kayıt etmeyi başardı. Berger’ in araştırmalarına göre, beyin dalgaları, kişinin bulunduğu bilinç durumuna göre değişiyordu.” EEG tarafından keşfedilen beynin bu farklı dalgaları, 4 ana gruba ayrıldı; Beta, Alpha, Theta, Delta

Beyinde 4 ana dalga olan Alpha, Tetha, Beta ve Delta hangi duygu ve titreşim seviyesinde olduğumuzu bize gösteren en önemli anahtardır.



Her duygunun frekansı farklıdır. Korkunun, aşkın, neşenin, hüznün, korkunun, sevginin, huzurun
Hepsi yaydığı titreşimle aynı frekansta olan durumları kendisine çeker.

Bu bir seçimdir. O zaman duygularımızın frekansını, daha yapıcı olan bir diğer duyguya bırakarak ve frekansların dilini çözerek, kendimize farklı olasılıklar ve deneyimler yaşatabiliriz.



BETA: 14 ve 30 Hz arasında değişen frekanstır.
Beta, beynin uyanış frekansıdır.
Yani yaşadığımız dünyaya ilişkin aktif düşünme, öğrenme, ilgilenme, odaklanma, konsantre olma, günlük problemlerin ötesine geçebilme ile ilgili bilinç durumudur.

Beta dalgaları, yetişkinlerde daha çok oluşmaktadır. Çünkü yetişkinler yaşamı daha farkında, bilinçli, dikkatli, konsantre olarak yaşarlar. Bilinçli olarak yapılan, düşünülen, davranılan her şey burada gerçekleşir. Duygularımızın bilinçlice sergilendiği yerdir. Günlük yaşantımızın çoğunu bu frekanstan yayın yaparak sürdürürüz.

ALPHA: 7-14 Hz arasında değişen frekanstır.
Alpha dalgaları rahat, farkındalığı yüksek, çabuk kavrayan bir alandır. Uykudan yeni kalktığımız ve ya uykuya geçiş anıdır.

Olumlamalarımızı, bilinçaltı kodlamalarını bu frekans aralığında yapmak her zaman çok daha etkilidir.
Bu seviyede kişiler daha huzurlu ve dingindirler.
Algı, zihinsel denge ve yaratıcılık çok yüksektir.
Nefes seanslarında ve meditasyon esnasında oluşan bir frekanstır. Bu frekansta savaş biter, yerini huzur alır. Endişeler ve sıkışmış tüm duygular zihni terk etmeye başlar. Kendinizi titreşimi yüksek duygu durumunda ve iyi bir ruh halinde hissedersiniz.
Bilinç ve bilinçaltı arasında bir köprüdür. Sizi güzel hislere götüren bir köprüdür. Kısacası bu frekans denge ve iyileşmenin adresidir.



THETA: 4-8 Hz arasında değişen frekanstır.
Theta, zihinsel bilincin çok azaldığı bir yerdir. Uyku ve uyanıklık arasındaki ince çizgidir.
Daha çok teslim olunmuş nefeslerde ve derin meditasyon esnalarında görülür.

Yaratıcı fikirlerin ve hayal gücünün yükseldiği, sezgilerin güçlendiği bölümdür. İçe dönük odaklanmayı ve ruhani farkındalığı arttırır. Ressamların, şairlerin, yazarların, müzisyenlerin ortaya çıkardığı klasik eserler, genel olarak bu frekanstan ortaya çıkar. Kısacası bu frekans derin sezgi ve yaratıcılığın adresidir.

DELTA: 0 – 4 Hz frekanslarında yer alıyor.
Genellikle uykuda ve nefes sonrası yapılan derin meditasyonlarda oluşuyor. Dünyadan ve madde boyutundan koptuğumuz, öz benlikle ve kaynakla bağlantıda olduğumuz yerdir. Bizi gerçek benliğimizle bütünler. Kendimizi yenilemek, güzelleştirmek ve canlandırmak için mükemmel bir yerdir. Duyguların, düşüncelerin, sorumlulukların, davranışların, egonun benliğimize yapışmadığı bir yerdir. Saf sevgi ve bolluğun simgesidir. İçsel güç ve birliğin adresidir. Burada kişi derin bir meditasyondadır. Huzurdadır. Namazdadır.

Teknoloji, rekabet çoğaldıkça ve yaşam tarzımız değiştikçe zihin hiç durmuyor. Yaptığımız sergilediğimiz bir şeyden haz almadan bir diğerine geçiyoruz. Ay bitmeden diğer ayı düşünmeye başlıyoruz. Sanki hayatı yaşamıyor, hayatta koşturuyoruz. Çoğu zaman kendimizi, yemek yemeği, su içmeyi hatta tuvalete gitmeyi bile unutuyoruz. Sürekli kafamız meşgul. Zihnimiz sürekli düşüncelerle, doğrularla, yanlışlarla, yapılması gerekenlerle, gerekmeyenlerle, yargılarla, eleştirilerle, endişelerle dolu.

Çoğu zaman yataktan kalkacak enerjiyi bile kendimizde bulamıyoruz. Kendimizi yorgun, halsiz, huzursuz ve mutsuz hissediyoruz. Stresle kalktığımız her gün aynı frekastan yayın yapıyoruz.

Sağlıklı bir yaşam, güzel düşünmek bir lüks değil. Olması gereken bir şeydir. Bunun için yaydığımız frekansların önemi çok büyük. Bugün güne güzel bir duayla başlayın.

“Bugün binlerce olasılığımdan en güzel, en huzurlu, en bol olanlarını seçiyorum.” Deyin. Derin ve bağlantılı nefeslerle sahip olduklarınıza şükredin. Kendinizi gün boyu gözlemleyin. Düşüncelerinizi, davranışlarınızı ve duygularınızı… İşe yaramıyorsa eğer, yerine güzel ve yapıcı olanları koyun. Artık frekansların dilini hangi durumlarda işe yaradıklarını biliyorsunuz.
Olumlamalarınızı Alpha Theta boyutunda yapın.
Bilim ve fizik dünyasında olan tüm bu gelişmeler, araştırmalar ilgiyi alternatif terapilere yöneltti. Çünkü eski çağlardan beri yapılan şifacılığın, meditasyon, yoga ve nefes gibi eğitimlerin, insanların vücut ve akıl sağlığını dengelediği ve iyileştirdiği artık ispatlanmış gerçekler.
Bu şu anda çok fazla suistimal edilebiliyor çoğu kişilerce.
Bu yüzden kalbinizin sesini dinleyin her zaman.
Sevginin, huzurun ve bol neşenin olduğu yerde kalın.








Alıntı