04 Mayıs 2022, 02:23
|
#2
|
|
Çevrimdışı
Leydihan
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Cevap: Türk Karşıtlığı
Turquerie

Madame de Pompadour Bir Türk hanımı kıyafeti içindeki Madame de Pompadour (1747 yılında Charles André van Loo tarafından yapılmıştır.)
Turquerie ya da Türk hayranlığı (Türkçe okunuşu: Türköri), 16. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar Türk sanat ve kültüründen etkilenen Batı Avrupalılar (özellikle Fransızlar) tarafından bu sanat ve kültürün taklit edildiği moda akımıdır. Birçok Batı Avrupa ülkesi Osmanlı İmparatorluğunun merkezi olan Türkiye'nin egzotik ve nispeten bilinmeyen bu kültüründen büyülenmiştir.
Batı, Türk yapımı ürünlere, sanatına, müziğine ve görsel sanatlarına, mimarisine büyüyen bir ilgi göstermeye başlamıştır. Öyle ki 18. yüzyıl Avrupa’sında saray kıyafetlerine ilgi duyan, Türk usulü düğün yapan¸ şatolarda Türk halıları¸ Türk lâlesi¸ Türk içeceği “kahve” bulundurmayı âdet edinen soylulara rastlanmaktaydı.
Batılılaşan Osmanlı kadar, Osmanlılaşan Batı da bir gerçekti. Avrupa'nın Osmanlı ile, başı çekinme ve merak; ortası takdir ve özenme; sonu ise oryantalizm olan münasebetlerinde Osmanlı’nın Avrupa’ya önemli tesirleri olmuştur.
Fransız elçilerinden Herbette o dönemden bahsederken "Paris âdeta İstanbul mahallelerinden biri hâline geldi." demiştir. Bu moda fenomen, Osmanlı ve Avrupa ulusları arasındaki ticari ve diplomatik ilişkiler arttıkca popülerleşti (özellikle Fransa'Osmanlı Müttefikliği). Elçiler ve tüccarlar sık sık evlerine eksotik yerlerin ve yaşadıkları maceraların hikâyeleriyle dönüyorlardı.

18.yüzyıl 2 Türk Kızı, 1738 yılında bir Britanya elçisiyle birlikte Türkiyeyi ziyaret eden Jean-Étienne Liotard tarafından yapılmıştır.
"Turquerie" akımı Avrupa'da o günlerin çeşitli güzel sanatlarında ve hatta günlük zanaatte yansatılmıştır. Bu sanatların başında resimcilik, müzik ve mimarı gelmektedir. Bu akım özellikle yüksek hatta orta tabakayı hedefleyen sanat eserlerinde ve günlük kullanılan alet ve edevat desenlenmesinde Osmanlı ve Türk stilleri ve metotları kullanılmasını içermiştir.. Resim sanatında bu akıma uyan eserlerde, güya Osmanlı sanatını ve zevklerini yansıtan gayet parlak renkler ve kesin kontrastlar kullanılmış ve egzotik ve Avrupalılara acayip gelen konular işlenmiştir.
Ziya Gökalp Türkçülüğün Esasları adlı eserinin ilk bölümünde Ahmed Vefik Paşa ve Süleyman Hüsnü Paşa gibi ilmî Türkçülere geçmeden önce Türkçülüğün doğuşunda Avrupa'da ortaya çıkan Turqerie ve Türkiyat çalışmalarının etkili olduğunu belirtmektedir.
|
|
|
|