Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03 Mayıs 2022, 00:34   #9
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Dilde Cinsiyet Ayrımcılığı: Türkçe’nin İçerdiği Eril ve Dişil İfadeler

5.CUMHURİYET GAZETESİNDEKİ CİNSİYETÇİ
İFADELERİN GENEL GÖRÜNÜMÜ
Cumhuriyet gazetesinde toplam 56 yazar incelenmiştir. Bu köşe yazarlarının yazılarında 210 ayrı cinsiyetçi ifade toplam 591 kez kullanılmıştır.(C/T-1/2/3)

Kadın vurgusu yaparak kadını ötekileştiren ifadeler: 25 ayrı ifade 35 kez ( C/T-1a)

Kadını cinsel bir obje olarak göstererek cinsiyetçilik yaratan ifadeler: 25 ayrı ifade 25 kez ( C/T-1b)

Kadını çeşitli kimliklerle yansıtarak cinsiyetçilik yaratan ifadeler. 9 ayrı ifade 51 kez ( C/T-1c)

Kadını yok sayan eril ifadeler: 102 ayrı ifade 408 kez ( C/T-2a)

Hitap ettiği cinsiyet bakımından eril olan ifadeler: 2 ayrı ifade 5 kez ( C/T-2b)

Kadın ve erkek rollerini ayırarak cinsiyetçilik yaratan ifadeler: 17 ayrı ifade 20 kez ( C/T-3a)

Kadını küçümseyen/erkeği yücelten ifadeler: 30 ayrı ifade 47 kez ( C/T-3b)

Cumhuriyet gazetesinde en çok “kadını yok sayan eril ifadeler” kullanılarak cinsiyetçilik yapılmıştır. Bazı yazarlar bu konuda daha dikkatli davransa da aşağıdaki tabloda görüldüğü bunlar sayıca çok azdır.

Tablo -4 Cinsiyetçilik açısından nötr ya da kadın lehine cinsiyetçi olan ifadeler
4.A- Vakit gazetesinde yer alan
ifadeler
4.B- Cumhuriyet gazetesinde
yer alan ifadeler
1) Devlet ana 1)Bilim insanı
2)Vodviller kraliçesi İstanbul
tiyatrosu
3)İş adamları ve iş kadınları
4)Düşünce insanları
5)Sanat insan

Birkaç yazarın bazı özel dikkatleri dışında Cumhuriyet gazetesinde bu konuda tutarlı bir özen olduğu söylenemez. Örneğin, “bilim adamı” yerine “bilim insanı” tamlaması 20 kez değişik yazarlar tarafından kullanılmış ancak tam bir tutarlılık sağlanamamıştır. Çünkü, örneğin, Hikmet Çetinkaya 4 kez “bilim adamı”, 3 kez “bilim insanı” tamlamasını kullanmıştır. Birer kez “sanat insanı” ve “düşünce insanı” biçiminde ifadeler kullanırken 1 kez “iş adamları ve iş kadınları” biçiminde bir ifadeye yer verilmiştir. 591 adet cinsiyetçi ifadeye bakarsak 20 nötr ifadenin pek bir önemi kalmamaktadır. Ayrıca sadece “bilim insanı” ifadelerine yetersiz de olsa dikkat edilmiş, diğer gruplar içinde özel bir dikkate rastlanmamıştır.

Diğer grup olan “kadın vurgusu yaparak kadını ötekileştiren ifadeler” içinde “kadın milletvekili, kadın büyükelçi, bayan yazar” biçiminde kullanımlara rastlanmıştır. Bundan kaçınan birkaç yazar, “kadın” yerine “bayan yazar”, “ bayan muhabir” gibi kullanımlara yer vermiştir. Önemli sayıda “kadın” vurgusu yapan sözcük kullanılarak kadının belli alanlarda varlığı ötekileştirilmiştir.

Kadın ve erkek rollerine gelince; çok keskin ayrımlara rastlanmamaktadır. “Ev kadını”, “ev hanımı” gibi ifadelere yer verilerek kadının ev içine ait olduğu ima edilirken, “bir annenin çığlığı”, “dünyanın en merhametli anası”, “çocuklar ve peşlerinde koşan anneler” ifadeleriyle kadın, annelik dolayısıyla çocuk bakımıyla özdeş olarak yansıtılmaktadır.

Erkek rolleri, “babaların çocukları okuldan alması” ifadesinde olduğu gibi çocukla babanın ilgilenmesine de vurgu yapılmaktadır. Rollerin dağılımı fazla keskin olmakla birlikte yine de Cumhuriyet gazetesi sınırlı ölçüde eşitliği yansıtmaya çalışsa da kadının ev ve çocukla bağlantısını erkeğe göre daha sıkı gösteren ifadelere yer vermektedir.

Diğer bir grup da “kadını küçümseyen/erkeği yücelten” ifadelerdir.

Cumhuriyet gazetesi, basma kalıp önyargıların dışına çıkamayıp kadını çok konuşması ve huysuzluğu yani sözümona cadılığıyla yansıtmaktadır. “Semra Hanım, çenesi ve huysuzluğuyla...” , “Şirret kadın”, “hamamın yemekli göbek taşında kadınlar şamatası”, “cadı kazanı”, “cadı avı” ifadelerinde olduğu gibi.

“Çirkin kızların evde kalması”, “Geçkin Firdevs Hanım” gibi ifadeler yaşlı ve evlenmemiş kadınları küçümserken, “Türbede yüzlerce kadın çocuk” ifadesi kadının cehaleti ve batıl inançları olmasının erkeğe göre daha olağan olduğu izlenimini vermektedir. Buna karşın erkeği ve erkekliği “erkeksen dokunulmazlık zırhının arkasından çık”, “bu adamların siyaset anlayışı erkeklikle fazla ilgili değil”, “erkeklik uğruna”, “babayiğit”, “delikanlı” ifadeleriyle yüceltmektedir.

Kadını cinsel bir obje olarak gösteren ifadelere baktığımızda ise kadın ve güzellik kavramlarının sıklıkla yan yana anıldığına rastlamaktayız. Kadınların yaptıkları işlerden bahsedilirken bile “menekşe gözlü güzel kadın”, “kadınların alımlı olması” gibi ifadelerle bedenlerine de bir biçimde gönderme yapılır. Bunun en güzel örneklerinden biri kadınlardan kurulu voleybol takımından bahseden Abdülkadir Yücelman’ın kullandığı “Filenin Güzelleri” ifadesidir. Bu, takımın başarısından çok kadınların dış görünüşüne dikkat çeken bir düşüncenin yansıması olmaktadır. Kadının cinselliğini en ilginç ve çarpıcı biçimde gösteren cümleleri Güray Öz, İstanbul’da Araplar tarafından yapılması plânlanan kuleyi anlatırken kullanmaktadır: “İsrail-Arap sermayesi kule sütunlarına benzeyen bacakları, çekici dekoltesiyle sınırlarımızdan içeri girmiş bulunuyor. Şuh haliyle medyamızın anlı şanlı kalemlerinin ağzının suyunu akıtmaktadır.” Görüldüğü üzere kadının bedeni ve cinselliği ne kadar kaçınılmaya çalışılsa da bilinçaltından kendini göstermeye devam etmektedir.