Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03 Mayıs 2022, 00:07   #2
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Dilde Cinsiyet Ayrımcılığı: Türkçe’nin İçerdiği Eril ve Dişil İfadeler

a. “Eril Sözcükler”
Türkçe’de anlam bilgisi açısından cinsiyetçiliğe bakıldığı zaman bazı kelimeler köken olarak erkekle ilintili olmasına rağmen erkeğin norm olarak kabul edilme geleneği nedeniyle, bir anlamda “insanı”, “erkek cinsi” olarak görme eğilimi nedeniyle bu kelimelerin kadını da kapsayacak biçimde kullanılmakta olduğu görülmektedir. Daha doğrusu kullanılır gibi görülmektedir ancak bu kelimeler kadını içine almamaktadır. Kadın bu kelimelerin içinde kaybolup tanım dışında kalmaktadır. Türkçe’de köken olarak erkeği ifade eden, kadının görünürlüğüne engel olan ifadelerden en sık rastlanılanları şöyledir:

Örnek-1: Adam: 1. İnsan (TDK,2002, s.11)
2. Erkek kişi

Sözlük anlamına bakıldığında “insan” sözcüğüyle eş anlamlı görünen kelimenin ikinci bir açıklamasının olması ve bunun sadece “erkek” olması işin çelişkili kısmıdır. Eğer “adam” genel olarak tüm insanları ifade ediyor olsaydı aynı kelimenin ikinci açıklaması “erkek” olmazdı. Çünkü tüm insanların içine hem kadın hem erkek dahilse bu kelimenin “erkek” anlamına gelmemesi gerekirdi.Ayrıca “kadın” kelimesinin sözlükte “erkek veya adam karşıtı” biçimindeki açıklaması da bunun bir ispatıdır. (TDK,2002, s.515) Diğer bir açıklaması da ataerkilliğin ortaya çıkışıyla ilgilidir.

“Adam” kelimesi ilk zamanlarda tüm insanlar için kullanılmış olsa bile, erkeğin iktidarının ortaya çıkışıyla norm olarak “erkek” görülmeye başlanmış ve böylece insan olmak, erkek olmakla özdeşleşmiştir. O günden bugüne de bu anlamıyla kullanılır olmuş, ve “adam” “erkek kişi” olarak dile yerleşmiştir. Bu nedenle Türkçe’de bu kelimenin kullanıldığı örnekler kadının varlığını silikleştirmektedir.


adam olmak
adam gibi
adamakıllı
adam başı
adam yerine koymak
adam saymak
adam saymak
adam etmek
adamına göre davranmak
adamına düşmek
adamına çarpmak
adam kaçırmak
devlet adamı
işadamı vs.


Örnek-2: Oğul: Erkek evlat (TDK,2002, s.713)

Bu sözcük, açıklamasında görüldüğü gibi erkekleri anlatan bir sözcüktür. Ancak Türkçe’de bazı sözcüklere eklenerek kullanıldığında genelleme ifade eder biçimde yansıtılmaktadır. Oysa ki bu sözcük sadece açıkça erkekleri içine alır.

insanoğlu
ademoğlu
hinoğluhin
görmemişin oğlu
çapanoğlu
eloğlu vs.


Bu ifadeler kadınları da içerir gibi kullanılsa da sözcüğün anlamı buna izin vermemektedir.

Örnek-3: Ata: Baba, dede ( TDK,2002,s.85)

Dilimizde “eski insanları” anlatır bir anlamda yerleşmiş olan “ata” sözcüğü, sözlük anlamına göre, erkekleri ifade etmektedir. Bu sözcük de kadınları görmezden gelen bir anlayışın uzantısı biçiminde dile yansımıştır ve “eski insanlar” sadece “erkeklermiş” gibi bir izlenim yaratmaktadır.

atasözü
ata yadigarı
atalardan kalma


Bu ifade biçimlerine bakılırsa, tüm söylenen sözleri “erkekler söylemiş”,eskiden gelen ne varsa “erkekler üretmiş, kazanmış ya da ortaya çıkarmış” kadınlar tarihte hiçbir rol oynamışlar hatta hiç varolmamışlardır.

Örnek-4: Er: Erkek (TDK,2002, s.335)


Bu sözcük zaten “erkek” sözcüğüyle tamamen eş anlamlıdır. Ancak bazen kadınlar için bile bu sözcüğün kullanıldığı görülmektedir. Bu da dilimizin bir alışkanlık olarak yerleşip nasıl içselleştirildiğini ve çoğu zaman özensizce kullanıldığının bir ispatıdır. Kadın, kendisine ait kelimeler olmadığından erkeklere ait kelimeleri kullanmaktadır ve bunu iyiden iyiye kanıksamıştır.

işin eri
sözünün eri
er sözü
bilim erleri


Bu sözcüklerdeki “er” kelimesi “erkeği” kastettiğine göre burada cinsiyetçiliğin bir başka biçimiyle de karşılaşıyoruz. Buradaki bütün ifadeler “olumlu” anlamlar taşımakta hatta övgü anlamında kullanılmaktadır. Bu açıdan bu sözcükler kadını görünmez kılmanın yanı sıra erkeği de yüceltmektedir. Çünkü bu ifadelerden , “işini iyi yapmak”, “ sözünde durmak”, “ bir amaç uğruna savaşmak” gibi anlamlar çıkmaktadır. Ve bir anlamda bu ‘iyi meziyetlerin’ erkeklere ait olduğu gizli anlamını da taşımaktadır.

Türkçe’de bunlar ve benzeri sözcüklerin kullanımı, anlam açısından Türkçe’yi cinsiyetçi kılan ifadelerdir . Üstelik bu kelimeler ve türevleri oldukça yaygın bir biçimde kullanılmakta ve bu nedenle kadının görünmezliğini yeniden yeniden üretmektedir.