Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02 Mayıs 2022, 23:44   #7
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Dilde Cinsiyet Ayrımcılığı: Türkçe’nin İçerdiği Eril ve Dişil İfadeler

c. Kadın ve Erkek Arasındaki Konuşma Farklılıkları:
Kadın dil aracılığıyla belli kalıplar içine yerleştirilince, bu kez de dilde cinsiyetçiliğin bir başka boyutu ortaya çıkmış olmaktadır. Kadın kendine ait bir dille kendini ifade etmekte zorlanınca, kendine güvenini yitirmiştir. Diğer taraftan erkekler eril bir dilin güvencesiyle bu alanda da kendilerini rahat hissetmişlerdir. Bu da dilde cinsiyetçiliğin bir başka boyutu olan kadın-erkek konuşmalarındaki farklılıkları ortaya çıkarmıştır.

Erkekler ve kadınların konuşmaları arasında belirgin farklılıklar olduğu araştırmacılar tarafından birçok kez dile getirilen bir konudur. Kadınların ve erkeklerin seçtiği sözcüklerden, konuştukları konulara, kurdukları cümlelerden, geribildirimlerine kadar bir çok dilsel davranışlarının birbirinden farklı olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Bu farklılıklar o kadar belirgindir ki bu konuda çalışmalar yapan Deborah Tannen, bunu “farklı lehçeler yerine farklı cinsiyetçeler (genderlects) konuşulmakta olduğu söylenebilir” diyerek vurgulamıştır. (Tannen,1997,s.29)

Kadınlarla erkekler arasındaki konuşma farklılıkları şu maddeler altında toplanabilir:

- Kadınlar daha çok küçültme ekleri (-cik,-cık) daha çok pekiştirme sıfatları, daha çok duygu anlatan sözcükler kullanırlar”. .(Sözer,1993,s. 98)

- Kadınlar daha nazik konuşmaları tercih ederken erkekler daha çok küfür kullanırlar.(Sözer,1993,s. 99)

- Kadınlar erkeklerden daha çok daha fazla geribildirim verirler.(Hımm, evet gibi sözcüklerle dinlediklerini belli ederler.(Tannen,1997,s.122)

- Kadınlar daha çok soru ve öneri cümleleri kurarlar. Erkekler daha emirvari cümlelere başvururlar.

- Kadınlar daha kişisel konular konuşurken, erkekler daha genel konular seçerler..(Wareing,yay. haz. Singh, 1999,s.89)

- Kadınlar daha çok, erkekler daha az konuşurlar.

- Kadınlar daha çekimser,erkekler daha kendilerinden emin konuşurlar.

- Erkekler kadınlardan daha yüksek sesle konuşurlar.

- Erkekler sohbeti yönetmeye kadınlardan daha eğilimlidirler.(Illıch,1999,s.170)

Peki, neden böyle genellemeler vardır ve bunların gerçeklik payı nedir? Feministler, kadın erkek konuşmaları arasındaki bu farklılıkları araştırmışlar ve gerçekliği olanlar ve olmayanları nedenleriyle ortaya çıkarmışlardır.

Kadınların, kendilerini ifade edecek bir dil “kadın dillerinin” olmaması onları dili kullanma konusunda tereddütlü kılar. Bu nedenle kendilerindeki bu güvensizlik duygusu nedeniyle daha çekimser ve öneri cümlelerine yatkın konuşurlar. Kadınların daha nazik ve küfürden uzak konuşması onlardan beklenen toplumsal rollerinin bir uzantısıdır. Kadın her davranışına olduğu gibi konuşmasına dikkat etmeli, sözcüklerini seçerek kullanmalıdır.

Kadınların erkeklere göre daha kişisel ve duygularını ifade etmeye yönelik konuşmalar yapmasına da şaşmamalı. Çünkü kamusal alan ve akıl erkekle özdeşleşip ona ait olduklarından bu konuları değil, kendileri ve duyguları hakkında konuşacaklardır. Kadınların daha fazla konuştukları ise erkeklerin kadınları susturmak için toplumsal olarak kurguladıkları bir abartılı ifadedir. Kendi işlerine karışılmasından hoşlanmayan erkek kadına susmayı bir “erdem” olarak sunup konuşmaya kalktıklarında böyle bir genellemeyle onları aşağılayacaktır.

Sonuçta, görüldüğü gibi en başa dönülmektedir. Ataerkinin baskısı 23 altında eril bir dil içinde yer bulmaya çalışan kadın, ancak onun “izin verdiği” biçimde konuşacak, tüm davranışlarını olduğu gibi dilsel davranışlarını da onun etkisi altında biçimlendirecektir.