Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23 Nisan 2022, 18:41   #1
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Mihrimah Sultan ve Rüstem Paşa

Mihrimah Sultan ve Rüstem Paşa

“Hakikati insanların ölçüleriyle değil; insanları hakikatın ölçüleriyle tanı.” Hz. Ali

Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan gelinlik çağa gelmişti. Sultan Süleyman, Mihrimah’ı; genç, zeki, hırslı, geleceği parlak bir devlet adamı olan Rüstem Paşa ile evlendirmek istiyordu. Rüstem Paşa bu sırada Diyarbakır valisiydi.

Rüstem Paşa’nın saraya damat olacağı söylenmiş duyulunca, onun hakkında bir sürü dedikodu çıkmıştı. Bu dedikodulardan en dişe dokunuru, Rüstem Paşa’da cüzzam hastalığı bulunduğu iddiasıydı. Sultan Süleyman diğer dedikodulara kulak asmadıysa da bu dedikodu onu endişeye sevk etmişti.

Sultan Süleyman sarayın hekimbaşını çağırıp cüzzamın tüm belirtilerini anlattırdı. Sonra da Rüstem Paşa’nın bu belirtileri taşıyıp taşımadığını gizlice tahrik etmeleri için Diyarbakır’a adamlar gönderdi. Sultan Süleyman’ın adamları Rüstem Paşa’nın çamaşırlarını gizlice kontrol etttikleri sırada bir bir buldular. Hekimbaşının anlattığına göre cüzzamlı bir hastada bit bulanamazdı. Böylece Rüstem Paşa’nın cüzzamlı olmadığı ortaya çıktı.

Bu olay nasıl olduysa halk arasında kulaktan kulağa yayılınca devrin bir şairi olay hakkında şu iki dizeyi söyledi:

Olacak bir kimsenin bahtı kavi, talihi yâr,

Kehlesi (biti) dahi mahallinde onun işe yarar.