Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12 Nisan 2022, 09:58   #7
Çevrimdışı
R5
R5 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Varsayılan Cevap: Kerbela Olayı Nedir? Kerbela Olayı Nasıl Oldu?

Kerbela’yı doğru okumak, yeni Kerbelaların meydana gelmemesi için gereken önlemleri almak demektir. Kerbela’da Hz. Hüseyin’i öldürenler, kendi egemenliklerinin önünde engel tanımadıkları için onu öldürmüĢlerdir. Öyleyse, despotların çanına ot tıkamak için, sorumluluk bilinci ile destekle- nen özgürlüklere ve sağlıklı demokrasiye ihtiyaç vardır. Sağlıklı demokrasi, hukukun üstünlüğü bilincinin toplumun tüm kesimlerince benimsenmesi ve etkin kılınması; adaletin etkin olması ve insan haklarına riayet yeni Kerbelaların oluĢmasını engelleyebilir.
Tarih bilgisi ve bilinci, geçmiĢi doğru anlamaya imkan sağlar. Tür- kiye’nin sorunlarının önemli bir kısmı, tarih bilgi ve bilincindeki eksiklikten kaynaklanmaktadır. Türkiye’de özellikle son iki asırda ortaya çıkan zihin yarılması, ya geçmiĢin kutsallaĢtırılmasına, ya da yok farzedilmesine sebep olmuĢtur. KutsallaĢtırmakla, yok farzetmek arasında fazla bir fark yoktur. Her iki durum da, geçmiĢin doğru anlaĢılmasını güçleĢtirir. GeçmiĢi doğru anlayamayanlar, onun ağırlığı altında ezilmeye mahkum olurlar. Kerbelayı doğru anlayabilirsek, ondan gerekli dersleri çıkartma imkanına kavuĢabiliriz.
Kerbela olayı, ġiilik ve Sünnilik farklılaĢması için, birtakım çıkar odakları tarafından malzeme olarak kullanılmaktadır. Oysa, Kerbela olayı, ġii-Sünni ayrımı yapmadan bütün Müslümanları ağlatan bir olaydır. Kerbela’yı, Müslümanları birleĢtiren bir öge haline getirmek mümkündür. Bunun yolu da öncelikle Kerbela’yı iyi okumaktan geçer.
Mezhepler, din değil; dinin anlaĢılma biçimleridir. Hz. Muham- med’in sağlığında herhangi bir mezhep ya da tarikat yoktur. Mezhepler, din anlayıĢındaki farklılaĢmaların kurumlaĢması sonucu ortaya çıkan beĢeri olu- Ģumlardır. Adı ne olursa olsun, herhangi bir mezhebin Ġslam’la özdeĢleĢti- rilmesi mümkün değildir.
Bir insanın Müslüman olabilmesi için, Kur’an’da belirtilen temel iman esaslarına, yani Allah’a, ahiret gününe ve Hz. Muhammed’in peygam

berliğine inanması yeterlidir. Bu temel esaslara inanan her insan, kim olursa olsun, hangi tarikata, ya da mezhebe mensup bulunursa bulunsun, Müslümandır ve Ġslam dairesi içindedir. Türkiye ölçeğinde düĢünecek olur- sak, Allah, Ahiret ve Nübüvvet inancı, ġii, Alevi Sünni bütün Müslümanla- rın temel ortak paydasını teĢkil eder.
Türkiye, zaman geçirmeden bağıĢıklık sistemini güçlendirmek zo- rundadır. Bunun için de, din ve değerler alanında kaybolmaya yüz tutan te- mel ortak paydanın yeniden inĢa edilmesi gerekmektedir. Türklerin geçmiĢ- lerinde transfer edilmiĢ travmaları vardır; bu sebepten kendi travmalarına ağlamak yerine baĢkalarının travmalarının yasını tutmayı daha çok severler. Oysa bu milletin yaĢadığı son büyük travma, “mağlup medeniyet travma- sı”dır. Bunun yası, ancak yeni bir medeniyet inĢa etmekle mümkün olabilir. Ġnsanlığın yeni bir medeniyeti ihptacı olduğunu hatırlamakta fayda vardır.

Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
#SOMA