1. Kilise birliğinden çıkarmak. 2. Birini yakını olmaktan çıkarmak, ilgiyi kesip uzaklaştırmak, ilişkileri tamamen koparmak. ÖRNEKLENDİRELİM; »Nedense beni aforoz ederek aralarından uzaklaştırdılar. »Şirketten aforoz edildikten sonra intikam almaya gelmiş. »Okul arkadaşları gurubundan aforoz edilince delirmiş. »Bütün köylü onu aforoz etmekte kararlı.