12 Mart 2022, 07:35
|
#1
|
|
Çevrimdışı
Leydihan
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Geçmişinizi Unutmayın
Geçmişinizi Unutmayın
Gözyaşının bile görevi varmış; ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.” Mevlana
Atalarımız bazı doğruları vecizeleştirip bizlere hediye etmişlerdir. Bunlardan biri de malumunuz, “Aslını inkâr eden haramzâdedir,” sözüdür.
On sekizinci yüzyılın başlarında Avcı Mehmed diye bilinen Sultan Mehmed’in annesi Turhan Sultan, İstanbul’dan bir gezintiye çıkar. Bir ara bugünkü Unkapanı Köprüsü’nün Galata tarafına geçmek isterken Sokullu Mehmet Paşa Camii’nin bulunduğu yerde bir kızın oturmuş, gözyaşı döktüğünü görür. Yaklaşınca görür ki çocuğun önünde kırılmış bir testi var.
Şefkatle seslenir: “Yavrucuğum niçin ağlıyorsun, boşuna gözyaşı dökme. Kırılan testi olsun. Sil gözünün yaşını. İşte sana testinin parası. Hemen yenisini al.”
Kızcağız yaşlı gözlerini silerek baktığı Turhan Sultan’a titrek sesle cevap vermeye çalışır: “Ben testi kırıldığı için ağlamıyorum. Sabahtan beri iplik gibi akan su başında bekleyip de doldurduğum testinin suyunu hizmetçilik ettiğim eve götüremeyecek kadar beceriksizlik gösterdiğim için ağlıyorum.”
Turhan Sultan bu cevaptan çok memnun olur. Orada kızcağızın kim olduğunu soruşturur. Ana babadan yetim bir öksüz olduğunu, hayırsever bir ailenin yanında kadın tokluğuna hizmetçilik ettiğini öğrenir. Hemen gidip kızcağızı aileden ister, saray terbiyesine alır.
Fevkalade bir öğrenim kabiliyetine sahip olan öksüz kızcağız, kısa zamanda büyük bir gelişim gösterir, her konuda sarayda örnek bir hanım haline gelir. Öylesine itibar kazanır ki, onu hayırseverin evinden alıp saraya getiren Turhan Sultan, padişah hanımı olmaya bile layık görür ve nitekim Sultan Mustafa (II) ile evlendirir. Böylece Saliha Hanım, Saliha Sultan unvanını alır, Hanım Sultan olur.
Aradan geçen zaman içinde dünyaya getirdiği oğlu Mehmet’in (I) de padişah olması sebebiyle bu defa da Saliha Sultan, Valide Sultan olur.
Ne var ki, Saliha Sultan, Valide Sultanlığa terfi ettiği halde geçmişini asla unutmaz. Öksüzlüğünü, hizmetçiliğini, hatta kırdığı testinin başında ağlarken elinden tutulup da böylesine eşsiz bir mevkiye çıkışını, hep düşünür.
Bir gün çevresiyle birlikte testisini kırdığı, başında gözyaşı dökerken elinden tutulup da saraya getirildiği yere gider. Sessizce yine gözyaşı dökmeye başlar. Meraklananlar sebebini sorarlar. O da geçmişteki olayı onlara anlattıktan sonra emrini verir.
“Testimin kırıldığı bu yere öyle bir çeşme yapılsın ki, asırlar geçsin ama çeşmenin suyu bitmesin, sanatı gözden düşmesin. Testisini kıran kızlar bir daha dolduramam diye gözyaşı dökmesin. Su bol aksın.”
Sonra ne mi olmuş? Bir sanat eseri gibi güzel ve büyük bir çeşme yapılmış ve aradan asırlar geçmesine rağmen çeşme, sanatındaki eşsizliğini korumuş ve çevreye de su hizmeti vermeye devam etmiş.
Unkapanı Köprüsü’nün Karaköy başında Sokullu Mehmet Paşa Camii’nin yanındaki çeşmeyi bugün olanca ihtişamıyla görmeniz mümkündür.
Demek Saliha Sultan geçmişini unutmamış. Valide Sultanlığa terfî etmesine rağmen hizmetçilik ettiği günleri unutmadan yaşamıştır. Bu yüzden yaptırdığı çeşmesiyle, “Ben burada testi kıran bir hizmetçi kızdım, “ demek istemiş, kendinden sonra gelenlere örnek olmuştur.
Evet, siz de unutmayın geçmişinizi; yokluk, sıkıntı ve ıstırap dolu günlerinizi ve şu anda sahip olduğunuz imkânlarınızla yapmanız icap eden hizmetlerinizi.
|
|
|
|