Forumel.Com

Geri Git   Forumel.Com > Genel ve Güncel > Köşe Yazıları ve Makaleler

Köşe Yazıları ve Makaleler Güncel köşe yazıları...


Türkçülüğü Kabul Etmeyen Ne Atatürkçü Ne de Kemalist’im Diyemez! Erdem Avşar

Güncel köşe yazıları...



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Türkçülüğü Kabul Etmeyen Ne Atatürkçü Ne de Kemalist’im Diyemez! Erdem Avşar
Konudaki Cevap Sayısı
5
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
193

Kullanıcı Etiket Listesi

Like Tree9Beğeniler
  • 2 Post By Sürmenaj
  • 2 Post By Silencio
  • 2 Post By Sürmenaj
  • 1 Post By Silencio
  • 1 Post By Sürmenaj
  • 1 Post By Leydihan

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19 Mart 2023, 02:42   #1
Çevrimdışı
Sürmenaj
Sürmenaj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Standart Türkçülüğü Kabul Etmeyen Ne Atatürkçü Ne de Kemalist’im Diyemez! Erdem Avşar

Türkçülüğü Kabul Etmeyen Ne Atatürkçü Ne de Kemalist’im Diyemez! Erdem Avşar


Atatürk’ün Türk milletinin esarete düşmemesi, Türk yurdunun işgal edilip parçalanmaması için verdiği mücadele onun büyük bir Türk milliyetçisi olduğunun en güzel kanıtıdır. Mustafa Kemal Paşa, Türklük ateşinin içinde nasıl yandığının hikayesini ise şu cümlelerle anlatıyor:

“İlk defa Manastır Askeri İdadî’sinde öğrenci iken okuduğum Şair Mehmet Emin Yurdakul’a ait “Ben bir Türk’üm, dinim, cinsim uludur” mısrası ile başlayan manzume, bana millî benliğimin gururunu tattıran ilk olay olmuştur.

Fakat ben asıl bu Türklük duygusunu, orduya katıldığım ilk günlerde, bir Anadolu evladının gözyaşlarında gördüm ve kuvvetle duydum.

Ondan sonra Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç kaynağım oldu. Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka milletleri öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusuna kaptırmadım” (Faik Reşit Unat, “Ne Mutlu Türküm Diyene”, Türk Dili Dergisi, s. 146)

Atatürk’ün, sinesinden çıktığı Türk milletini en iyi tanıyan liderlerin başında geldiği görülür. O’nun, Türk milletini tanıması iki yolla olmuştur:

Askerlik ve Türk tarihini iyi bilmesi. Küçük yaştan beri devamlı tarihle ilgili kitaplar okuması, Atatürk’ün Türk insanı ve tarihi hakkında geniş bilgi edinmesine yardımcı olmuş, Türk milletini tanıdıkça, onun ne büyük hasletlere sahip yüce bir millet olduğunu anlamaya başlamıştır.

Nitekim o, yaptığı konuşmalarda bu bilgisini sık sık şöyle dile getirmiştir: “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için
kendinde kuvvet bulacaktır”  (A.Afetinan, “Atatürk ve Tarih Tezi” Belleten, III/10) “Ey Türk Milleti! Sen yalnız kahramanlık ve savaşkanlıkta değil, fikirde ve uygarlıkta da insanlığın şerefisin. Tarih, kurduğun uygarlıkların övgüleriyle doludur.” Atatürk, Türklüğü ile iftihar eden ve milletinin varlığındaki asil cevhere inanan müstesna bir şahsiyet idi.

Bu hususta kendisinin ve yakınlarının söylediği pek çok şeyler vardır. Bunların içinde, herkesçe bilinen şu sözler, bilhassa hatırlanmaya değer: “Benim yaradılışımda fevkalâde olan bir şey varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir”. “Ne mutlu Türküm diyene.”

Atatürk, Cumhuriyetten önceki devirlerde milliyetçiliğe önem verilmediğinden milletin çok güçlükler çektiğini ifade ederek, “Bunun zararlarını fazla faaliyetle telâfiye çalışmalıyız.” demiştir. Milliyetçiliği, millet sevgisi, millete güvenme ve milleti yükseltme aşkı olarak kabul eden Atatürk, genç nesillerin mutlaka bu duygu ve düşünce ile yetiştirilmesini istemiştir.

Atatürk’ün eğitim anlayışında Türklük, Türkçülük ve Millilik temel hedeftir. Başöğretmen Atatürk eğitim alanındaki sözlerinin büyük bir kısmında “Milli Eğitim” vurgusu yapmıştır. 1929 tarihli ilk mektepler talimatnamesinde Atatürk’ün bu düşüncesi açık seçik yer alır. “İlk mekteplerde eğitimin ilk ve son maksadı; çocukların, millî hayata layıkıyla intibak etmeleridir. Eğitimde Türklük ve Türk vatanı esas mihveri teşkil etmelidir. Çocuklarda millî hislerin beslenmesi ve kuvvetlenmesi için her fırsattan istifade edilmelidir” (Akyüz, 1993: 301). Atamız batı medeniyetinden eğitim-öğretim alanında örnekler alınabileceğini, bu yapılırken taklitçilikten kaçınılarak, Türklüğümüzü muhafaza eden ve ırkımıza uygun bir sentez yapılması gerektiğini vurgular.

Bu hedeflerine daha hızlı ve bilimsel ulaşabilmek için kurdurduğu; maddi, manevi desteklediği “Türk Dil Kurumu” ve “Türk Tarih Kurumu” da daha “Türk” bir eğitim sisteminin doğması için büyük destek sağlamışlardır. Atatürk’ün, Türklüğü ile nasıl iftihar ettiğini gösteren belgelerden biri de şudur: “Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerin çocuklarına, kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü şu olmalıdır: “Benim Türk milletine, Türk Cumhuriyetine, Türklüğün istiklâline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız.” Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz. Bu sözler, bir ferdin değil, bir Türk milleti duygusunun ifadesidir. Bunu her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir.

Her Türk ferdinin son nefesi, Türk milletinin nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir. Yüksel Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur” (Nimet Arsan, Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyânnameleri) Millî heyecanın ve duygunun ancak millî tarih şuuru ve millî kültür ile kuvvetlenip devam edeceğine inanan Atatürk, Türk tarihinin ilmî usullerle kısa zamanda araştırılıp ortaya konması direktifini vermiştir.

Atatürk’ün bu direktifi vermesindeki gayeyi şöyle özetleyebiliriz: Türk tarihi başlangıcından itibaren iyi bir şekilde araştırılacak ve Türklerin kültür ve medeniyet dünyasına katkıları, yetiştirdiği büyük şahsiyetlerin insanlığa hizmetleri ortaya konacaktır. Böylece, dünya, Türklerin nasıl şerefli bir geçmişe ve zengin bir kültüre sahip olduğunu öğrenecek ve yeni yetişen Türk çocukları da atalarının şanlı tarihinden haberdar olacak, onlarla övüneceklerdir. Bu aynı zamanda Türk milletinin millî birliğini ve heyecanını kuvvetlendirecek, Millî Mücadele yıllarında olduğu gibi, Türkler için güçlükleri yenmede ve muasır medeniyet seviyesine ulaşmada büyük bir destek olacaktır. (Afetinan, a.g.e., s. 29-30.)

Atatürk, milliyetçilik ile dil arasındaki bağı şöyle izah ediyordu: “Milliyetin çok bariz vasıflarından biri dildir. Türk milletindenim diyen insan, her şeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz”  (Atatürkçülük, s. 362.)

Atatürk’ün bütün kalbiyle benimsediği ve inançla savunduğu Türk milliyetçiliği, nasyonal-sosyalistlerin ırkçı yaklaşımını kesin şekilde reddeder. Zira Atatürk, ortak geçmişe, tarihe, ahlâka, kültüre sahip bulunan; milletimizin ortak ideallerini benimseyen, kaderlerini Türk milletine bağlamış olan bütün Türk vatandaşlarını Türk kabul etmiştir.

Türk milletini parçalamak isteyenlerin yaptığı ırkçı propagandayı şiddetle kınayan Atatürk, bu tip propagandaların “birkaç düşman âleti, gerici beyinsizden başka hiçbir millet ferdi üzerinde kederlenmekten başka bir etki doğurmayacağını” belirtmiştir. (Afetinan, Medeni Bilgiler, s. 376-383’deki el yazısı.) Muhakkak ki Atatürk, Türklerin sinesinden çıkmış en büyük Türk milliyetçisidir. Atatürk’ün milliyetçiliğini, yani vatan ve millet sevgisini ve bu sevgi ile ülkesini ve halkını her alanda yüceltme ülküsünü en iyi aksettiren ifadeler, 1933’de söylediği “Onuncu Yıl Nutku”nda yer almıştır.

O’nun bu tarihî konuşması, bir nevi Türk milliyetçiliğinin manifestosu olmuştur: “Türk Milleti! Kurtuluş savaşına başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun! Bu anda büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim. Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve mühim işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkârane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kâfi görmeyiz.Çünkü daha çok ve büyük işler yapmak mecburiyetindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız.

Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphe yoktur. Çünkü, Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir, çünkü Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.

Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrî zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakikî huzurun temini yolunda, kendine düşen medenî vazifeyi yapmakta, muvaffak kılacaktır. Büyük Türk milleti, on beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin, hiçbirinde milletimin, hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.

Bugün, aynı inanç ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medenî âlem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkunda Yeni bir güneş gibi doğacaktır. Türk milleti! Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türk’üm diyene!” 
Son söz olarak:
"Biz doğrudan doğruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz.
Cumhuriyetimizin dayanağı, Türk topluluğudur."
Mustafa Kemal Atatürk.


Mezarkabul ve Leydihan bunu beğendiler.
 
Alt 19 Mart 2023, 11:05   #2
Çevrimdışı
Silencio
Silencio - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Standart Cevap: Türkçülüğü Kabul Etmeyen Ne Atatürkçü Ne de Kemalist’im Diyemez! Erdem Avşar

Milliyetçilik, Türk milliyetçiliği ne yazık ki unutulmuş 6 ilkeden en başta gelenidir.

Milliyetçiliğin bu denli Atatürk'ten uzak gibi algılanmasıda sanırım merkezine Atatürk ve Milliyetçiliği alan 2 partinin 10 yıldır izlediği garip siyasi yol haritasıydı.
Mezarkabul ve Sürmenaj bunu beğendiler.

Ben MUSTAFA KEMAL'in Askeriyim !
Ben ATATÜRK'ün kurduğu TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin çocuğuyum !
Varsa bu durumdan rahatsız olan, verdiğim rahatsızlıktan ötürü ONUR DUYARIM.



İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var.

 
Alt 19 Mart 2023, 11:20   #3
Çevrimdışı
Sürmenaj
Sürmenaj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Standart Cevap: Türkçülüğü Kabul Etmeyen Ne Atatürkçü Ne de Kemalist’im Diyemez! Erdem Avşar

Alıntı:
Silencio Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Milliyetçilik, Türk milliyetçiliği ne yazık ki unutulmuş 6 ilkeden en başta gelenidir.

Milliyetçiliğin bu denli Atatürk'ten uzak gibi algılanmasıda sanırım merkezine Atatürk ve Milliyetçiliği alan 2 partinin 10 yıldır izlediği garip siyasi yol haritasıydı.
Partilerin zaten Atatürk adını kullanarak siyaset yapmaması lazım.
adına yarışır nitelikte işler yapmadıklarında Atatürk'ün adını kötüye kullanıyorlar.
Atatürk'ün ismini kullanarak oy devşiriyorlar.
Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olunduktan sonra kişilerin yaptığı işlere bakılmalı.
Bu benim şahsi fikrim. Atatürk'e gönülden bağlıyım ve çok saygı duyuyorum.
Mezarkabul ve Silencio bunu beğendiler.
 
Alt 19 Mart 2023, 15:48   #4
Çevrimdışı
Silencio
Silencio - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Standart Cevap: Türkçülüğü Kabul Etmeyen Ne Atatürkçü Ne de Kemalist’im Diyemez! Erdem Avşar

Alıntı:
Sürmenaj Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


Partilerin zaten Atatürk adını kullanarak siyaset yapmaması lazım.
adına yarışır nitelikte işler yapmadıklarında Atatürk'ün adını kötüye kullanıyorlar.
Atatürk'ün ismini kullanarak oy devşiriyorlar.
Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olunduktan sonra kişilerin yaptığı işlere bakılmalı.
Bu benim şahsi fikrim. Atatürk'e gönülden bağlıyım ve çok saygı duyuyorum.
Katılıyorum ve üstüne söyleyecek çok bir şey de bulamadım. Haklısın.
Sürmenaj bunu beğendi.

Ben MUSTAFA KEMAL'in Askeriyim !
Ben ATATÜRK'ün kurduğu TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin çocuğuyum !
Varsa bu durumdan rahatsız olan, verdiğim rahatsızlıktan ötürü ONUR DUYARIM.



İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var.

 
Alt 19 Mart 2023, 23:38   #5
Çevrimdışı
Sürmenaj
Sürmenaj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Standart Cevap: Türkçülüğü Kabul Etmeyen Ne Atatürkçü Ne de Kemalist’im Diyemez! Erdem Avşar

Alıntı:
Silencio Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Katılıyorum ve üstüne söyleyecek çok bir şey de bulamadım. Haklısın.
Valla tepki alırım diye çekinerek yazdım ama benimle aynı fikirde olan da varmış.
Teşekkür ederim.
Silencio bunu beğendi.
 
Alt 20 Mart 2023, 14:16   #6
Çevrimdışı
Leydihan
Leydihan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Standart Cevap: Türkçülüğü Kabul Etmeyen Ne Atatürkçü Ne de Kemalist’im Diyemez! Erdem Avşar

Faşist hezeyanları bunlar. Türklüğümle gurur duyuyorum ama asla ve ırkımla başka bir ırk karşısında üstünlüğümü savunmam. Kemalistlikle Atatürk sevgisi çok ayrı bir şey. Kemalizm en az faşizm kadar tehlikeli.
Sürmenaj bunu beğendi.


İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. Şu anda 0 mesajınız var.
 

Yer İmleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor: (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:18.

Forum Bilgilendirme Künye
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.

Forumel, lisanslı vBulletin kullanmaktadır!
Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece

Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir.

Tasarım: Dea Dia