06 Ekim 2022, 10:16
|
#1
|
|
Çevrimdışı
Leydihan
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
|
Hz. Ömer ve Ağlayan Çocuk
Hz. Ömer ve Ağlayan Çocuk
“İnsan için iş çoktur fakat insan, önce tutacağı işten ak yüzle çıkmayı düşünmelidir.” Hz. Ömer
Hz. Ömer’in halifeliği zamanıydı. Başkent Medine’ye yabancı bir kervan geldi. Develerini yıkıp konakladılar. Hz. Ömer her zaman olduğu gibi şehri dolaşmaya çıktı. Yolda, eshaptan Hz. Abdurrahman’a rastladı.
Ona dedi ki: “Ey Avfin oğlu! Gel, seninle bu gece misafirimiz olan kervanı bekleyelim. Onlar rahat uyusunlar çünkü yorgundurlar. Canları ve malları herhangi bir zarara uğramasın!”
Hz. Ömer bu teklifte bulununca, Hz. Abdurrahman da seve seve kabul etti. Birlikte kervanın etrafında göz-kulak olmaya başladılar. Hz. Ömer, çocuğun sesi bir türlü kesilmeyince evin kapısına gitti. İçeride bulunanlardan, küçüğü susturulmalarını rica etti. Sonra dönüp geldi.
Buna rağmen çocuğun sesi gece boyunca işitildikçe, birkaç kere dahi evin kapısına gitti. Çocuğun ağlaması bir türlü dinmiyordu. Seher vakti olunca, Hz. Ömer son defa oraya gitti.
Çocuğun annesine, “Sen ne biçim anasın! Bütün gece evladını ağlattın. Belli ki, açtı!” diye çıkıştı. Kadıncağız cevap verdi:
“Halimi anlamadan niçin beni azarlıyorsun?”
Hz. Ömer, kendini tanıtmadan sordu:
“Haline ne olmuş?”
“Çocuğu sütten kesmiştim.”
“Sütün yoksa başka şeyler yedirseydin.”
“Evde onun yiyeceği bir şey yok ki…Çok fakiriz.”
“Çocuğun kaç yaşında?”
“Daha yaşını doldurmadı.”
İşte bu cevap üzerine Hz. Ömer öfkelendi.
“Peki niçin bu kadar küçük bir yavruyu sütten kestin?”
Kadıncağız içini çekti ve “Halifemiz Hz. Ömer’e Cenab-ı Hak insaflar versin. Çocuklar sütten kesilmeyince, bizim gibi bir fakire nafaka vermez. Fakirlik maaşı bağlamaz. Onun için yavrumu erkenden sütten kestim,” dedi.
Bunun üzerine Hz. Ömer ağlayarak mescide girdi. Gözyaşları yüzünden namazı zorla kıldırdı. Selam verdikten sonra cemaate döndü. Gene ağlayıp, “Sizin Ömer’inize yazıklar olsun! diyerek kendini suçladı. Sonra bütün Medine halkına, tellallar çıkarttı.
Onlar da bildirdiler ki: “Hangi Müslüman’ın oğlu veya kızı dünyaya gelirse, hemen Halife’ye bildirsin. Beytülmal’dan nafaka verilecektir. Hiç kimse nafaka yüzünden evladım vaktinden önce sütten kesmesin!”
O günden sonra artık Medine’de, açlık sebebiyle ağlayan çocuk sesi işitilmedi.
|
|
|
|