Forumel.Com

Geri Git   Forumel.Com > Yaşam > Aşka Dair > Anlamlı Yazılar

Anlamlı Yazılar Anlamlı ders veren yaşam hikayeleri


Aidiyet Duygusu, Sahiplenme

Anlamlı ders veren yaşam hikayeleri



Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Aidiyet Duygusu, Sahiplenme
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
225

Kullanıcı Etiket Listesi

  
 
LinkBack Seçenekler Stil
Eski 28 Eylül 2022, 22:14   #1
Çevrimdışı
Leydihan
Avatarsız Forumel Üyesi
Üyelerin profil bilgilerini yalnızca kayıtlı üyeler görüntüleyebilir. Lütfen kaydol bağlantısından üye olunuz.
Aidiyet Duygusu, Sahiplenme

Aidiyet Duygusu, Sahiplenme

Sabah güneşi, doğuşuyla etrafa ışık ve tatlı bir sıcaklık yayar. Bu ışık ve sıcaklık doğanın tüm güzelliğinin birbiriyle kaynaşarak muhteşem bir eserin ortaya çıkışını izletir bize. Doğa bütün renkleriyle birbiriyle uyum içinde hareket eder, hiçbir renk bir diğerini dışlamaz. Hepsi bir diğerini daha güzel gösterebilmek için oradadır. Var güçleriyle bu muhteşem tabloyu yaratmak için çalışırlar.
Birbirlerine sahip çıkarak… Uyum içinde güne başlarlar.
Bu gözlem, bu doğa olayı bana, yaşamın olmazsa olmazları içinde gördüğüm ait olmak ve sahiplenmek duygusunu yaşatır.

Bir ülkeye, bir şehre, bir aileye, bir okula, ya da bir derneğe ait olmak… Aidiyet duygusu nedir, sahiplenme nedir sorusuna yanıt aramaya başlamak için kullandığım bir metafor…

Tüm doğa renklerinin kaynaştığı gibi bireylerin de kendisini onların içinde onlardan biri gibi hissedebilmek duygusunun nasıl bir şey olduğunu görebilmek için kullandığım bir metafor…

Ben kendimde aidiyet duygusunun fazlaca olduğunun, hatta bu duygunun, belki şimdi farkediyorum, çocukluğumdan itibaren çok fazla olduğunu düşünüyorum.

Yatılı okula gittiğimde, her an geldiğim küçük ama beni her şeyiyle saran kasabamın taşının toprağının her an gözümde tütmesi bu duygunun güçlü oluşunun bir göstergesi olsa gerek.

Bana arkadaşlarım hep “Ünyeli” ya da “Haznedar” diye seslenirlerdi. Hatta bir gün Ankara’da Sakarya caddesinde dolaşırken, o caddede o zamanlar balıkçılar vardı, arkamdan biri “Ünyeli, Ünyeli” diye sesleniyordu. Beni nereden tanıyorlar acaba diye merakla arkama döndüm, bana hiç kimse bakmıyordu. Etrafıma biraz daha dikkatle baktığımda, balıkçının tezgahında üstünde “Ünyeli” yazan bir kasa hamsi gördüm.

Bu öyle bir ait olma duygusu, kendini o şehre, o aileye ait hissetme. Sen olma… Kimlik…

Bazı insanlar bilirsiniz “emekli olduğumda (sadece havasından suyundan ya da çevre koşullarından dolayı) falanca kasabaya yerleşeceğim” derler.

Ben bu kararı hep kendi kendime sorgularım. Bu insanların ait oldukları bir şehir, bir aile bir arkadaş grubu yok mudur da onları bırakıp, hiçbir bağları olmayan yerlere gidip yerleşecek ve yaşamları boyunca bir yabancı olarak, sonradan gelmiş kişi ya da kişiler olarak yaşamayı göze alabiliyorlar.

Aidiyet duygusu geliştirmedikleri bir yere bireysel yaşamları adına yaptıkları dışında neler verebilirler diye düşünürüm.

Bu davranış, bu düşünce biçimi bir bakıma bağımsız hareket edebilmek, belki de özgürce davranmanın en güzel örneklerinden biri olabilir. Tek başına yaşamın bütün getirilerine ve götürülerine katlanabilmenin işareti olabilir.

Bu da kimi zaman güçlülük gibi değerlendirilebilir. Böyle bir düşünceye hiçbir diyeceğim olamaz. Bu güçlü yanlarıyla belki de kolayca sahiplenebilirler, kim bilebilir…

Bazılarıysa yıllarca gurbetlerde çalışır çabalar yıllarını tüketir ve bir gün özlemini duyduğu kendini ait hissettiği şehrine döner, döner de onu, onun beklediği gibi sahiplenecekler mi? Onlar onun buraya ait olduğunu yeniden görebilecekler mi, ona destek olacaklar mı?

İster aidiyet duygusu deyin, ister ait olma, isterseniz sahip çıkma duygusu, ne derseniz deyin bu bir kimlik tanımıdır ve ona sahip çıkmak yaşam adına gereklidir.

Eğer size sahip çıkılmazsa, yapmak istediğiniz, vermek istediğiniz (bireysel çıkarlarınız söz konusu olmadığı halde) şeyleri görmezlerse o zaman, bu güne kadar kurmuş olduğunuz kimliğinizle ilgili düşünmeye başlar ve yaralanırsınız.

İnsanlar tek başlarına kaldıklarında çoğu zaman kendilerini güçsüz, iyi işlere başlama ve bitirebilme konusunda umutsuz ve çaresiz hissedebilirler.

Asıl olan, kimlik duygusu, süregelen aidiyet duygusu, bağlar, dostluklar ve birlikte çalışabilmektir. Bir toplumun değişimi, yenilenmesi ve gelişimi için de bu birliktelik gereklidir, gücün işaretidir. Birlikte başarm,a insana büyük haz, keyif ve tatmin duygusunu yaşatır.

Çocuklar doğdukları andan başlayarak içinde bulundukları ortamın tutarlı, düzenli ve sürekliliği karşısında güvenli bir ortama doğduğunu, buraya ait olduğunu hissederek büyür.

Bu duygu ona, “ben de güvenilir ve değerliyim ki, benim yaşamım adına gereksinimlerim olan şeyler bana sevgiyle veriliyor, o halde sağlıklı büyüyebileceğimi umut edebilirim.” der.

Umut ve büyüme arzusunu ve dünyaya varlığıyla zenginlik katabileceği duygusunun gelişimine zemin hazırlar.

Sahiplenmek ya da sahiplenilmek aidiyet duygusunu yaşayabilmenin ön koşuludur. Sahiplenmek yaşama sıkı sıkıya tutunabilmenin de ön koşuludur.

“Ben bu ülkeye, bu şehre, bu aileye aidim” diyebilmek aidiyet duygusunu yaşayabilmek, bu ülke, bu şehir, bu aile bana sahip çıkacak ve ben yapmak istediğim her şeyin arkasında durabilecek güce ve yetiye sahibim duygusunu yaratır. Böylece güvenle yaşamda yürüyebilir üretken ve yaratıcı olabilirsiniz.

Yaşamın nitelikli birlikteliği, farklılıkların zenginliğini görebilme, doyurucu paylaşım birlikte yaratabilme, bir başka deyişle yaşamın eşsiz güzelliklerini görerek yaşayabilmektir.

İşte böyle bir şeydir aidiyet duygusu, ait olma, sahiplenilme duygusu. Beslenirse yeşerir beslenmese solar.

Gücümüze güç katmak istiyorsak, birlikte büyümek ve gelişmek istiyorsak aidiyet duygusunun gelişmesine, sahiplenme ve sahiplenilmeye olanak sağlayalım ki, etrafımızda yaşayanlar, amaçlarına erişsin ve bizler nitelikli birliktelikleri yaratabilelim.


 

Yer İmleri


Konuyu 1 kişi okuyor: (0 üye ve 1 misafir)
 

Gönderim Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Ek dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
İfadeler Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm saatler GMT +3 biçimindedir. Şu anki saat 10:26.

Forum Bilgilendirme Künye
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.

Forumel, lisanslı vBulletin kullanmaktadır!
Forum Sahibi: Dea Dia ve Gece

Sitemiz; yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Forumel.Com adresimizde yapılan paylaşımlar, moderasyon ekibimizin onayına dahil olmadan direkt olarak yayınlanmaktadır. 5237 sayılı TCK (Türk Ceza Kanunu) ve 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal eden kişilerin IP adresleri de dahil olmak üzere sair kişi veya adli mercilere müzekkere (Resmi Üst Yazı), tarafımıza tanzim edildiği takdirde paylaşılacaktır. Hukuka aykırı bir paylaşımın olduğunu düşündüğünüz mesaj ya da konuyu; İLETİŞİM linkine bildirim yoluyla iletebilirsiniz. 48 saat içerisinde mevcut şikâyetiniz üzerinden tarafınıza ulaşılacak, gerekli işlemler tesis edilecektir.

Eğlenceli Genel Forum Sitesi, Genel Forum Sitesi, Genel Forum Siteleri, Genel Forum